Sincan Anadolu Lisesi’nde yaşanan atama krizi eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı. Okulun müdürü Ali Osman Köse, yeni atanan müdür yardımcısı ve diğer kadrolara ilişkin yaptığı açıklamada, kendi önerdiği isimlerin dikkate alınmadığını ve yerine sendika temsilcilerinin ‘uygun gördüğü’ adayların getirildiğini belirtti. Bu durum, okul yönetimi ve sendika arasında ciddi bir anlaşmazlık doğmasına neden oldu.
Köse, yaptığı açıklamada, atama sürecinin şeffaf ve adil olması gerektiğine vurgu yaparak, “Hangi yapıya, hangi gruba hizmet ediyorsunuz bilmiyorum ama vatana hizmet etmediğiniz kesin” ifadelerini kullandı. Bu sözler, sendika ve okul yönetimi arasındaki gerilimi iyice arttırdı ve eğitimde liyakat ilkelerinin sorgulanmasına yol açtı. Atama kararlarının sadece sendika temsilcilerinin onayıyla alınması, okul içi birliği zedeleyen en büyük sorunlardan biri haline geldi.
Çözüm arayışları sürerken, eğitim camiasında ve öğrenci velilerinde belirsizlik ve endişe hakim. Müdür Köse’nin istifası, sadece kişisel bir karar değil, aynı zamanda sürecin adil olup olmadığı konusunda da soru işaretleri ortaya çıkardı. Bu olay, proje okullarında ve genel eğitim sisteminde liyakat esasına dayanan atama ve görevlendirme süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dair talepleri gündeme getirdi. Uzmanlar, şeffaf ve adil bir yönetim anlayışının eğitimde kaliteyi artırmak için temel olduğunu vurguluyor.
